Beslenme ve diş çürüğü arasındaki ilişki nedir?

Monosakkaridler ve disakkaridler (şekerler) plak matriksine girerek organic asitler oluştururlar. Diş plağında oluşan bu asitler tükürük pH’sını birkaç dakikada çürük oluşturabilecek kritik seviyeye düşürürler. Tükürüğün ve plaktaki kalsiyum, fosfat ve florun mineyi asitin etkisinden koruyamadığı kritik pH değeri 5.5 olarak bilinmektedir. Sükrozun (sakkaroz – çay şekeri) modern diyete girişi ile diş çürüğü insidansı (görülme sıklığı) artmıştır.

Besinlerin çürük yapıcı özelliklerini etkileyen faktörler nelerdir?

  1. ·         Besinlerin yapısı ve yenme şekli: Besinlerin içeriğindeki fiziksel yapı,   plaktaki asit oluşumunu da etkileyeceğinden karyojenik gücü etkiler. Çiğneme gerektiren besin maddeleri sialojenik etki ile plak pH’sını yükseltebilir.

  2. ·         Besinlerin ağızda ve dişlerde tutunma, yapışma özelliği: Yapılan çalışmalarda tüketilen şeker miktarı ile çürük arası ilişki saptanmıştır. Sert, yapışkan ve kolay çözünmeyen yapıda şekerler, likit yapıdaki şekerlere oranla karyojeniteleri fazladır.

  3. ·         Besinlerin tipi ve miktarı: Yer fıstığı, havuç, kereviz ve elma gibi fibrilli ve sert yiyecekler mekanik temizliğe yardımcı olmaları yanında, tat ve kokuları sebebiyle tükürük akışını arttırırlar ve çürüğe karşı koruyucu olurlar. Kuru üzüm, hurma ve muz dişlere yapışır, karyojeniteleri karbonhidratlarla aynıdır.

  4. ·         Tükürüğün yapısı: Tükrükteki lizozim, laktoperoksidaz, laktoferrin ve IgA çürüğe karşı direnç faktörleridir.

  5. ·         Besinlerin pH ve tamponlama gücü: Besinlerin asit yapısı dişlerin demineralizasyonuna sebep olur. Kolalı içecekler ve sitrik asit içeren meyve suları gibi maddeler bu olaya neden olmaktadır.

  6. ·         Besinleri ağızda tutma süresi: Besinler ağızda ne kadar uzun tutulursa, o oranda dişlerde tutunması artar, temas süresi uzar. Bu durumda dişte asit atakları artar.

 

Hangi besinler daha çok çürük yapıcıdır?

Alınan karbonhidratların tipi de diş çürüğünün meydana gelişinde son derece önemlidir. Glukoz, fruktoz, sükroz gibi basit şekerler çok hızlı metabolize edildikleri için diş çürüğünün meydana gelmesinde daha etkiliyken, nişasta daha zor metabolize edilmesi nedeniyle çürükten daha az sorumludur.

Diş çürüklerinin oluşmasında besinlerin ağızda kalma süresi ne şekilde etkili olur?

Karbonhidratlar yumuşak olma özelliği ve diş üzerindeki retansiyon bölgelerine kolayca yapışıp kalabilecek özellikte olduklarından ağız içi ortamda uzun süre kalırlar. Bu nedenle karbonhidrattan zengin gıda alımı çürük insidansını arttırır. Bunun yanısıra karbonhidrat türü yiyeceklerin alınım sıklığının da çürükte önemli rolü vardır. Yapılan çalışmalar plak pH’sının karbonhidrat alınımından 30 dakika süre ile karyojenik (çürük yapıcı) seviyede kaldığını göstermiştir. Buna göre öğün aralarında atıştırma şeklinde tekrarlayan karbonhidrat alınımı diş yüzeyinde asit ortam oluşturabilir.

Çürük önleyici besinlerin özellikleri nelerdir?

Besinlerin fiziksel ve kimyasal yapısı, bakterilerin diş yüzeyine tutunma, koloni oluşturabilme ve metabolizmalarını etkileyerek çürük oluşturucu (karyojenite) özelliklerini şekillendirir. Genel bir kural olarak asidik yapıda olmayan gıda maddeleri ‘çürük oluşturmaz’ olarak kabul edilirler. Bir gıda maddesi alındıktan sonra 30 dakika sonunda plak pH’sının 5.7’ nin altına düşürmüyorsa dişler için zararsız kabul edilir.

Çürük önleyici besinler hangileridir?

Proteinler: Beslenme açısından önemli yapı taşlarından biri olmakla beraber çürük önleyici özellikleri de bulunmaktadır.

Peynir: Yapılan pek çok araştırmada peynirin çürük önleyici etkisi kanıtlanmıştır. Yemeklerden sonra ağıza alınacak bir parça peynirin çürüğe karşı etkin bir koruyucu olduğu söylenmektedir. Peynirin bu etkisi aşağıdaki özellikleri ile ilgilidir;

  1. ·         Peynirin tükürük akışını uyarması, hem mekanik temizlik hem de tükürüğün tamponlayıcı gücünü arttırmaktadır.

  2. ·         Peynirin yapısındaki kazein mine yüzeyini örterek demineralizasyonu önler.

  3. ·         Peynirin yapısındaki bol miktarda bulunan Ca, PO4 ile peptidler plak pH’sını yükseltmekte ve remineralizasyona yardımcı olmaktadır.

Süt: İnsan sütü ortalama %7, inek sütü ise %5 oranında laktoz (süt şekeri) içermektedir. Saf laktoz solüsyonu plak pH’sını 5.7’ nin altına düşürebilmektedir. Yani anne sütü de diş çürüğünün bir nedeni olabilmektedir. Ancak sütü saf bir laktoz solüsyonu olarak değerlendirmek hatalıdır. Süt, yapısındaki kazein, kalsiyum laktat, iyonize olabilen Ca ve PO4, yağ ve vitaminlerle kompleks bir solüsyondur. Yapısındaki bu iyonlar minenin demineralizasyonunu engelleyip, remineralizasyonu hızlandırmaktadır. Ancak süte şeker, pekmez ve bal katılmasıyla çürük riski oluşmaktadır.

Kepekli undan yapılmış ekmek: Kepekli unlarda bakterilerin enzim sistemini inhibe eden bazı maddelerin (polifenoller, etanol) bulunduğu saptanmıştır. Bu ürünlere çürük önleyici nitelik kazandıran maddeler rafinerazasyon işlemi sırasında kaybolmaktadır. Bu nedenler genel sağlığın yanısıra beyaz ekmek yerine kepekli undan yapılmış ekmekler çürük açısından da daha yararlıdır.

Fosfatlar: Son yıllarda çürük önleyici etkisi kanıtlanmış en önemli besin kaynaklarından birisi fosfatlardır. Peynir, süt ve kepek ekmeğinin karyostatik (çürük önleyici) etkileri yapılarında bulunan yüksek fosfat düzeyine bağlıdır. Fosfat iyonlarının hem minenin demineralizasyonunu (mineral kaybı) engelleyici hem de kalsiyum fosfat halinde çökelerek remineralizasyonu hızlandırıcı rolü bulunmaktadır.

Kakao: Kakaonun yapısındaki tannik asidin karyostatik etki (çürük önleyici) yaptığı saptanmıştır.

Mineraller: Yapılan araştırmalarda floridler, kalsiyum, fosfat, molibden ve stronsiyumun karyostatik oldukları gösterilmiştir.

Yağlar: Gıda maddelerini kayganlaştırıp uzaklaştırarak ve bakteri metabolizmasını direkt etkileyerek karyostatik etki yaparlar.

Sağlıklı dişler için nasıl beslenmek gereklidir?

  1. ·         Çocuklarda beslenme 3 ana öğün, 2 ara öğün şeklinde olmalıdır.

  2. ·         Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdaların 3 ana öğün içinde tüketilmesi gerekmektedir.

  3. ·         Çocuklar dengeli ve yeterli beslenmelidir.

  4. ·         Ara öğünlerde elma, havuç gibi dişlerin yıkayıcı özelliği olan, sert gıdaların yenmesi gerekmektedir.

  5. ·         Şekerli, yapışkan gıdalar yendikten sonra dişlerin fırçalanması gerekmektedir, eğer fırçalanması mümkün değil ise su ile çalkalama yapılmalı ya da sakız çiğnenmelidir.

  6. ·         Yemek yedikten sonra ağıza bir parça peynir atılmalıdır.

  7. ·         Sütün içine bal, pekmez ve şeker katılmamalıdır.

  8. ·         Yumuşak, yapışkan gıdalar yerine liften zengin gıdaların yenmesi önerilmektedir.

  9. ·         Asitli içeceklerin dişlere temasını önlemek amacıyla pipetle içilmesi gerekmektedir.

  10. ·         Şeker içeren ilaçlardan sonra dişlerin fırçalanması gerekmektedir.

  11. ·         Ana öğün ve ara öğünlerden sonra dişlerin fırçalanması gerekmektedir.